Blucin/Yer:İstanbul Konu:Moda


Mavi Jeans Yayınları’ndan çıkan Blucin, Katmandu yolundaki hippiler, Amerikan PX mağazaları, Kapalıçarşı ve pasajlardaki kaçak mal satıcıları, Tophane’deki Amerikan Pazarı’yla hayatımıza giren ‘ciiiin’ hakkında bir kitap. İzzeddin Çalışlar ve Ara Güler’i buluşturan keyifli bir çalışma. Geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki jean kültürünün bir parçası olabilmek geçmişte, bugünkü kadar mühim bir hadiseymiş.

“60′lı yılların sonlarında Beyazıt girişindeki Bodrum Han’daki Memo Para’nın dükkanında blucin bulurduk. Amerikan gömlekleri, sigaraları ve çayları da satılırdı. Kendine has bir Amerika kokusu vardı orada. Bizi bu koku etkilerdi. Oradan aldığım bir gömlek o kadar kaliteli çıktı ki, bir parçası hala duruyor. Elmadağ’da da Amerikan eşyaları satan Tuslog diye bir dükkan vardı. Bir de Fitaş Pasajı’nda Doğan’ın kaçak eşyalar sattığı dükkana blucin düşerdi. İncirlik’te, İzmir’de, Ankara’daki İzmir Caddesi’nde Amerikalıların eşyaları satılırdı.”
Tuna Durmaz

“Kırmızı rujunu hiç eksik etmeyen, frapan, şık bir moda erbabı olarak Diana Vreeland’in blucin için, “Gondoldan beri yapılmış en güzel şey” demesi, o ana kadar ona güvenen ‘haute couture’ tasarımcılarının kalbini kırdı tabii… Gençliğin modayı tamamen eline geçirmesi, büyük modaevlerini şaşırtmıştı. Harper’s Bazaar 1966′da “Modayı takip eden her erkeğin dolabında geniş paçalı bir blucin bulunması gerekir” diye yazarken hippilerin de yolunu açtı. Üstelik ‘erkekler’ diye özellikle belirtmesine rağmen, geniş paçalı jeans kızlar için de hemen ‘şart’ hale geldi. Woodstock festivalinde Amerikan gençliği giyimiyle, ‘hippilik marjinal değil, kitlesel bir olgudur’ mesajı verdi. Etnik görünüm, batik boyama jeans’ler, yamalar, rengarenk işli patchwork jeans’ler her yerdeydi. Aynı yıllarda bu estetiğe uygun olarak taş yıkama, açık renk ve ağartılmış jeans’ler üretilmeye başlandı.”
Elif Akarlılar

“70′li yıllarda yurtdışına çıkış sınırlıydı. Herkes seyahate giderken yakınına ihtiyaçlarını ısmarlardı. Bizim yaşlardakilerin sipariş listesinde jeans ilk sırada yer alırdı. Rengi, stili, oturuşu çok önemliydi. O yıllarda açık mavi tonlarında, üzeri gümüş rengi kakma zımbalı blucinim ve yeleğim çok sükse yapardı.”
Zeynep Fadıllıoğlu

blucin

“O zaman insanlar ‘cool’ olarak tanımlanmıyordu. Onun yerine hafif bir başkaldırı vardı. Saç uzatmanın öncesinde bu başkaldırının simgesiydi blucin. Ütüsüz, boru gibi bir şey. Branda bezinden yapılmış gibi. Kovboy pantolonu olarak bilinmesi de ebeveynler gözünde tepki yaratıyordu. Onlar çocuklarının koyun çobanlarına değil, doktorlara, mühendislere özenmesini istiyorlardı. Ama ısrarlı girişimler sonucunda, aileler ikna edilir ve Tophane’deki Amerikan Pazarı’ndan alınırdı. Beyazlatılması gereken bir meta idi. Bu yüzden banyoda birlikte yıkanılır, sabunlanılır, ponza taşı bulunmadığından ‘Ytong’ parçalarıyla ovuşturulurdu. ‘Pre-shrunk’ olmadıkları için bir beden büyük alınması gerektiğini ancak tecrübeliler bilirdi. Çoğunlukla erkeklere özgüydü. Beatles, Rolling Stones dinlenirken daha derinlere dalmaya yardımcı bir araç gibiydi. Hafif isyankarlarda, şehrin Asya yakasındaki en iyi diskotek olan Club 33′te, Bağdat Caddesi takılmalarında, otostop ile Bodrum’a giderken çok yakıştığı hissi verirdi. Yeni akımlarla blucin giyenlerin daha rahat tanıştığını söyleyebilirim. Peace brother, Hint felsefesi (kenevir) ve pasifist olmayı reddedenlerin sola takılmaları gibi…
Ahmet Arda

“Babam Muhteşem Kot, bir tüccar terziydi. Avrupa’ya yaptığı bir seyahatte, Fransa’dayken, eline bir blucin geçmiş. Bunu kimlerin giydiğini araştırınca, Amerika’daki kovboyların ve tarım işçilerinin giydiğini öğrenmiş. 1950′li yıllarda Türkiye’deki işçi ve köylülerin giyebileceği sağlam, rahat ve bakımı kolay bir pantolon olabileceğini düşünüp blucin üretimine başlamış. Marka olarak da soyadını vermiş. Hatta ben ilk jeans’imi babamdan satın aldım, cebimde 5 kuruşum vardı. Babama verdim ve satın aldım. İlk kot etiketi Levi’s benzeriydi: Bir pantolonu iki tarafından ayrı yönlere çeken atlar. Bu, dayanıklılığı ifade eden bir gösterge olarak hafızalara yerleşti.”
Aytaç Kot

blucin

25 // 09 // 2009

İsim (gerekli) :
E-posta (gerekli):
YORUM: